25 Aralık 2013 Çarşamba

community 5. sezon promosu

community'nin 5. sezonu için bir promo yayımlandı nbc'de geçen hafta. daha önce ekibin ispanyolca kanal için tanıtım filmi çekip nbc'yle dalga geçişi işe yarıyor herhalde, hele bir de "six seasons and a movie" sloganını resmi promoya da koyduklarına göre durum umut verici. ilk üç sezondaki harikayı yaratan dan harmon bu sene geri döndüğü için geçen sezonki problemleri unutabiliriz gibi geliyor bana da. umuyorum 2 ocak'taki ilk bölümle başlayacak bu sezon promonun heyecanlandırdığı kadar güzel olur da hem benim gibi sevenlerinin hem de yaratıcı kadronun "altı sezon ve bir fim" hayali gerçekleşmeye biraz daha yaklaşır.

bir promoya kaç usturuplu gönderme konulabilir konusunda kendilerini aştıkları için ayrıca tebrik ediyorum ama chang'in, gary oldman'i benim için efsane yapan, leon'daki meşhur "everyone" sahnesi bile yeter. 

ne çok özlemişim be.

21 Aralık 2013 Cumartesi

nocturnal emissions*

2012 ağustos'ta temsilciler meclisi'nde missouri temsilcisi cumhuriyetçi todd akin, kürtaj tartışmasında konusunda kendince "meşru tecavüz" diye bir şey icat ederek "eğer tecavüz gerçekse, kadın vücudu hamile kalmayı kendiliğinden engelleyebiliyor" gibisinden şeyler söylemişti.

şimdi yakın zamanda nick cave'in konserlerinde öngrup olarak yer almış ve yeni ep'sini de nick cave'in prodüksiyon şirketi aracılığıyla çıkarmış olması sayesinde tanıdığım shilpa ray and her happy hookers'ın önceki işlerine bakarken üzerinden yaklaşık bir yıl geçmiş olan şahane isimli nocturnal emissions şarkısının video klibini farkettim. sonra videonun da altında belirttiği üzere öğrendim ki shilpa ray bu todd akin saçmalaması üzerinden facebook'ta "eğer erkek üreme haklarından bahsediyor olsaydık bu tartışma nasıl olurdu?" diye sormuş ve müzisyen arkadaşı michael leviton da, "erkek her boşaldığında ve bir döllenme gerçekleşmediğinde, aslında canlı organizmalar olan milyonlarca spermi öldürmüş oluyor." diye cevap vermiş. yani oradan bağlayarak deniliyor ki; bu apır sapır konuşan muhafazakarların kürtaj ve doğum kontrol konularında söyledikleri alınıp erkeklere uygulanırsa bu durumda her kayıp sperm kayıp bir yaşam olmuş oluyor.
işte ray ile leviton'un bu diyalogundan da video klip ortaya çıkıyor. tabi bu bağlamda düşününce şarkı ismi ilk andaki etkileyiciliğini kaybedebiliyor ama bu anlam haricinde düşünürsek de vay bana vaylar bana diyorum; ne güzel isimdir o bir şarkı için.



bir de takip ettiğim sitelerden birinde bugün "tv'deki en seksist 10 kadın karakter" listesi vardı. listedeki isimlerin bazıları çok saçma sapan şekilde orada yer almışken bazıları tam isabetti. yani aaron sorkin herkese aynı karakteri yazıyor zaten, adamın tüm dizilerinde toplasan 10 karakter çıkmaz, listeye onun kadın karakterlerini koyarken saydırmışlar da saydırmışlar. buna benzer şeyleri hollywood filmleri ve ideolojilerini inceleyen kitapları/makaleleri okurken de çok yaşadığım için not düşmek istedim. sanırım işin teorik kısmında ben "fazla kesin" olamıyorum, olanlardan da rahatsız oluyorum. ama bu durum, yukarıdaki video klibi kapsamıyor tabi ve benim gözümde işte tam da bu sebeple çok iyi.

14 Aralık 2013 Cumartesi

shyer on the peninsula*

i flirted with you all my life diye anlatmıştı ölümle ilişkisini vic chesnutt. türkçe'ye (fazlasıyla kaba ve rahatsız edici gibi gözükse de aslında anlamın öteki yakasını yansıtmak veya yeni dilde yeni bir derinlik kazandırmak açısından isabetli olacak biçimde) yaşamım boyunca sana asıldım diye çevirebiliriz herhalde.

hjaltalin'in on the peninsula'sını dinlediğim ilk andan beriyse chesnutt'ın bu atfı geliyor aklıma. gözümde canlanan tabloyu gayet detaylı biçimde betimleyebilirdim aslında; ama siz '90'ların hafif tozlu, çokça sönük ve tabi pek de iddiasız o filmlerini düşünün. belki bir dedektif hikayesi, belki öylesine bir dram. görüntüler ne net ne bulanık.

bir de london grammar var işte. birisi nasılsın diye sorunca geçiştirmek için değil de gerçekten cevap verecek kadar önemsesem işte shyer'ı dinleterek cevap verirdim. 

hayır, demiştim ya: insanların sık sık kapıldıkları bir yanılgıdır; şarkıların kendileri için ve tanıdıkları üzerine olduğu. oysa her şarkı, aslında, gidebilme cesaretini bulamamaktır. tıpkı filmler gibi. 

  

11 Aralık 2013 Çarşamba

biri artık can olan üç adam yerdeyken herkes ayakta. kendi ligimizde devam.





10 Aralık 2013 Salı

kozmic blues*

kim janis joplin'i neden sever, bilmiyorum hep olduğu gibi. ama ben joplin'i o muazzam dengesizliğininden ötürü seviyorum; en azından kozmic blues'a yansıdığı kadarıyla.

çocukça sorulardan başlamak gerekiyor bence her zaman; bu durumda dengesiz birisinin yaşamı tekdüze olmuyor mu? yani gözlemlenebilen meyletmeler zamana eğlence mi katıyor yoksa bizatihi bir yorgunluk ve bıkkınlığın yaratıcısı mı oluyor? cevabını merak ettiğimden sorup bulmaya yaklaştığımda da artık vazgeçtiğim onlarca sorudan birisi olarak bunu, neden küçük not kağıtlarından buraya taşıyorum, bence açık. birisi başka duvara bakmak için camlanmış, mesafeleri kısa dört duvarın içerisinde beşi açıktan olmak üzere istendiğinde bakılabilecek yedi saat bulunuyor; +/- 3 hepsi aynı şeyi gösteriyor ve gelmiş zaman kaybetmekten bahsediyorsun. hem düz mantık, doğrudan bir soru: zaman kaybetmekten bahsetmek de aslında bir zaman kaybı değil midir, yoksa anonimliğiyle övünülüp aslen çürümüşlüklerin göstergesi sözlere sığınarak herhangi bir yerinden dönülmesindeki yararın muhakkak göründüğü hatalardan mı bahsedeceksin? bence susalım, çünkü sebepsiz-görevler-eşliğinde-çay-karıştırabilengiller tüm fantastik evrenlerin ilham kaynağı olabilir.      


8 Aralık 2013 Pazar

J'aime aussi l'amour et la violence*

itiraf ediyorum: fables pamuk prenses'e hayran olma sebebim. ve evet, ayrıca bigby de türkiye'de yaşayan birisi olarak hakkında olumlu şeyler düşündüğüm tek kurt. ben pamuk prenses diyorum ya; ötesine gerek var mı fables'ın nasıl bir harika olduğunu anlatmam için?




hadi tellier dinleyelim. *

5 Aralık 2013 Perşembe

higgs boson blues

push the sky away'den yeni video klip geldi dün. albümü ilk dinleyişte jubilee street'i çok sevmiştim fakat geçtiğimiz aylar boyunca albümdeki favorim higgs boson blues olmuştu, o açıdan heyecanla bir baktım da, albüm versiyonundaki şarkının havası bozulmuş video klipte. fakat elbette ne diyoruz? bir nick cave & the bad seeds eserinin kötü olmasını bekleyebilir misiniz?

o değil de şu sözler olsun, şarkının ismi olsun, melodi olsun ve tabi cave'in vokali olsun; çok başka şarkı be. fakat albüm versiyonu daha bir uygun bu son cümleye.


1 Aralık 2013 Pazar

harlequin dream / boy & bear

boy & bear'a bir soru sorsak bu mutlaka ki "neden ayı?" olacaktı. tamam sen farklısın, "neden oğlan?" diye sor hadi. albüm kapağı da tükandan. 

saatin getirdiği geyik bir yana, rabbit song ile tanıyıp part time believer'la hayran kaldım kendilerine ama harlequin dream cidden bir başka olmuş. rabbit song'un da video klibi çok iyidir ayrıca. video klip mi? evet video klip ve video oyun, başka türlü kelimelerle asla ifade edemeyeceğim, etsem de o tadı vermeyecek iki şey. o video da o klip de orada olacak arkadaş. sek sevgiler. karıştırmayın, tadı bozuluyor.