21 Ağustos 2015 Cuma

tezer özlü hiç yalan söyler mi? söyler tabii. yani belki *gitmek* değil ama *gidiyor olmak* yaşam biçimidir. çünkü hep bu dönemler kalana dair fikirler daha netleşiyor. son birkaç aydır takıldığım şeylerden biri üç duvarın köşede birleştiği noktanın aslında evin bir parçası olduğu gerçeği. ya da kapının kasa eşiğinin altında alçıya istemsizce boyanmış ufak alan; tüm bu ufak kusurumsu, çünkü işlevsiz; istenmeyen, ama değiştirilmeyen pürüzlerin o evi yaratan gerçek şeyler olduğu. çünkü pürüz olmayan yer değil, pürüzü seni rahatlatan yer yuva olmayı, bir anlama mekan olmayı başarabiliyor. insanlar ve insan ilişkileri de böyle bir noktada.  

özlem iyi şey. *neden*, anlamı getiren soru söcüğüyken önce *ama* bağlacı geliyorsa bir icat çıkarması gerekiyor insanın.